Bahçeşehir, İstanbul

Yetkinlik Yeni bir Kavram mı?

14 Mar

BY: Turgay CAVDAR

İnsan Kaynakları

Comments: Yorum yapılmamış

 

Günümüzde yetkinlik kelimesini ilk duyduğumuzda önce bir dururuz. Yetkinlik mi? Yeterlilik mi? Yada bu da ne denilen bir kelime…

Yetkinliği insan kaynakları profesyonelleri Bilgi, Beceri ve Tutumunun performansa yansıması olarak tanımlıyorlar. Sözlük anlamında ise yetkinlik; olgunluğa erişmiş, kemal ve mükemmeliyet olarak tanımlanmıştır.  Peki yetkinlik kavramı yeni mi çıkmıştır?  Yoksa eskiden de insanların yetkinlikleri ölçülmüyor muydu?  Türkiye’nin en büyük iş adamlarından biri için atfedilen işe alacağı kişileri önce yemeğe çıkarıp, yemeği yemeden önce tuz atıp atmamasına göre kişideki ön yargıyı ölçermiş derlerdi.  Aslında sorgulamadan hareket etmeyi ölçüyor değil mi?  Yine eskiden bir arkadaşını tanımak istiyorsan yolculuk et, emanet vererek geri getirip getirmeyeceğini ölçme, borç para verip gününde verip veremeyeceğini ölçme gibi denemeler yetkinlik kavramı üzerine yapılan uygulamalardır. İşe yeni aldığınız çırağı denemek için yere para atmak, bir kıyafeti bilerek yere düşürüp kişinin alıp almadığına bakmak gibi birçok uygulama geçmişten günümüze her zaman acaba “Doğru Kişi mi?” sorusuna  ve içindeki potansiyeli anlayabilmek ve cevap bulabilmek için yapılmıştır.

Şimdiye geldiğimizde birçok firma kişiyi işe almadan çeşitli testlerden geçirerek doğru kişiyi bulmak için yatırımlar yapmaktadır. Kişilik testleri, Değerlendirme Merkezi Uygulamaları, Yetkinlik bazlı mülakatlar, Rol oyunları, Grup Mülakatları, Münazaralar vb.  Amaç bilinmez varlık olan insanı tanıyabilmek ve en yetkin olanını işe almak için. Tabii hala daha “yemek yapmayı biliyor musun?” “Memleket neresi?” “Evli misin? Bekâr mısın?” “Burcun ne?” gibi sorularla işe alım yapan insan kaynaklarımızda yok değil. Artık insanların ne yaşadığı, nerede yaşadığı, nereli olduğu, hangi üniversiteyi bitirdiği değil, kafasının nasıl çalıştığı, kritik düşünüp düşünemediği ve alınacak göreve kişilik yapısının ne kadar uygun olup olmadığının ölçülmesi gerektiğine inanıyorum.  “Görev aldığımız şirkete ne kadar değer katıyoruz?” artık bunların konuşulma zamanıdır.

İnsanların kafalarının dışı değil, güzellikleri veya iyi giyinmelerinden çok kafasının nasıl çalıştığı yakın zamanda çok daha önemli hale gelecek. Kendini geliştirmeyen ve teknolojiye ayak uyduramayan insan kaynakları çalışanları çağın gerinde kalacaklardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir