Beylikdüzü, İstanbul
12 Şub
Kariyer geçişlerinde Değerlendirme Merkezi Uygulamasının Önemi

Şirketlerin işe alacakları veya çalışanların kariyer geçişlerinde uygulamaya aldığı “DMU” , “ASSESSMENT” veya “GMU” nedir? Ne işe yarar? Neyi Ölçer? Ne kadar doğru ölçer? Çalıştığımız şirketler neden ısrarla bu uygulamaya girmemizi isterler. Yetkinliğimizi ölçtüğünü söyledikleri bu uygulama nasıl bizi ölçebiliyor. İnsanlar uygulamayı şaşırtabilir mi? İnsan psikolojisi bu uygulamada ne kadar etkili? Stresli iken aldığımız kararlar ve davranış göstergelerimiz uygulamaya nasıl etki eder. Tüm bu soruları sorar dururuz kendimize. Aslına bakarsak uygulama sadece ama sadece en yalın halimizle bizi ölçer hangi durumda hangi soruna veya duruma nasıl tepki verdiğimize bakar. İşyerinde verdiğimiz kararlardaki isabet, aslında karşımıza yetkinlik olarak çıkacak ve bizi bu yetkinlikler üzerinden değerlendireceklerdir. Örneğin müşteri memnuniyeti yetkinliği ele alacak olursak; Bu yetkinlik her pozisyon için ölçülmesi ve değerlendirilmesi gereken bir yetkinliktir. Satış pozisyonlarında olsun veya olmasın her durumda bizden iş/sonuç bekleyen üstlerimiz veya diğer birimlerimiz bizim içinde müşteridir ve verdiğimiz kararlar itibariyle bizi değerlendireceklerdir. Dolayısıyla bizim müşteri memnuniyeti adına yapacağımız her bir davranış veya sonuç hizmet ettiğimiz işimize ve görev tanımımıza ne kadar uygun davrandığımızı ortaya koyacaktır. İşte tam bu noktada Değerlendirme Merkezi uygulamasında bu yetkinlik simule durum veya vakalarla ölçülerek bizim bu yetkinlikteki seviyemizi belirlemeye yardımcı olacaktır.

Yapılan Değerlendirme Merkezi Uygulamaları uluslararası normlarda adayların Şirketler tarafından beklenen yetkinliklerinin ölçme seviyesinin yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Değerlendirme Merkezi Uygulamaları yetkinliklerdeki seviyemizi güçlü, beklenen, gelişime açık veya zayıf olarak ortaya çıkaracaktır. Bize düşen bu seviyeleri bilip, gelişim alanlarımız hakkında fikir sahibi olarak geliştirebilmek adına adımlar atmaktır.

10 Şub
Farkındalığınızın Farkında mısınız?

Herşey çevremizde olup bitenleri fark ederek başlar. Kendimizi davranışlarımızı nelere nasıl tepki verdiğimizi, hangi durumda ne yaptığımızı fark etmeye başladığımızda farkındalığımız o derece gelişmeye başlar. Böylelikle Sizi bazı davranışlara sevk eden faktörleri o faktörlerin nedenlerini ve sonuçlarını neden bu noktaya geldiğinizi sorgular ve “Neden Niçin” veya “Neye göre Kime göre” diyerek problemlerin ana kaynağına iner, bir daha olmaması için ne yapmalı bunu öğreniriz. Bunun adı bazen yaşadığımız durumdan zarar gördüğümüz de acı bir tecrübe de bırakabilir bizde ama biz her tecrübeden bir ders çıkararak davranışlarımızı incelemeli ve bizi bu noktaya getiren nedenleri düzeltmeye çalışmalıyız. Kimi zaman kendimizi düzelterek kimi zaman bize etki eden faktörleri düzelterek başlayabiliriz.

Farkında olmak öncelikle kendimizin etki alanlarını tanımak ve ona göre davranışımızı düzenlemek anlamına gelir. Anladığımız ve fark ettiğimiz oranda ise bizim gelişmemizi ve doğru yerde doğru tepkiler vermemizi sağlar. Bilgi kaynaklarımız, edindiğimiz bilgiyi nasıl kullandığımızı ve bilgiyi beceriye dönüştürürken neleri düşündüğümüz ve değer yargılarımızı fark edersek geliştirebiliriz. Farkında olmadığımız bilgiyi zaten yönetemeyiz.

Yunus Emre ne güzel demiş; İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen. Ya nice okumaktır. Kendimizi bildiğimiz sürece farkındalığımız, farkındalığımız oranında ise gelişiriz. Geliştiğimiz sürece de önce kendimize sonra da çevremize faydalı olmaya başlarız.

 

Copyright © Turgay Çavdar 2017. Tüm hakları saklıdır.
Üreten: Turgay Çavdar