Beylikdüzü, İstanbul
12 Şub
azim-gelistirmek
Daha Azimli Olabilmek İçin Öneriler

Çok daha azimli olmayı, çalışmayı kim istemez ki? Hepimiz hem kendimizde hemde çalışanlarımızda en çok görmek istediğimız şeydir azimli olmak. Azim bizi şevklendiren, heyecanlandıran ve işe aidiyetimizi artıran duygudur. Kendi içimizdeki bu duygunun yanısıra azimli olmak için bir çok bileşeni de bir araya getirmemiz şart. Öncelikle hayata nasıl bir bakışla bakıyoruz buna karar vermeliyiz. Karamsar mıyız? Sürekli olmazcılardan mı? yoksa boşver sen mi kurtarcan diyenlerden mi?

Etrafımızdaki kişilik yapıları ve bizi yönlendiren çevremiz nasıl olursa olsun biz etrafımızdan etkilenmeden ve pozitif enerjimizden ödün vermeden devam etmeliyiz. Azimli çalışmak için çalışma şartlarımızı ve kendimizi gözden geçirmeliyiz. Kendimizi ve çevremizi iyi tanımalı ve mümkünse mutlu olduğumuz işi yapmak için çaba harcamalıyız. Yapamıyorsak da mevcut işimizi sevmek için öncelikle azim göstermeli ve yoğunlaşmalıyız. Hayal etmekten hiçbir zaman vazgeçmemeli ve bu hayalleri gerçekleştirebilmek için çaba harcamalıyız.

Azimli Çalışmak için;

  1. Pozitif olmalı ve hayata olumlu bakmalıyız.
  2. İşimizi  sevmeliyiz yada sevdiğimiz işi yapmak için çaba harcamalıyız.
  3. İşimizle ilgili gerekli eğitim ve tecrübeye sahip olmalıyız.
  4. Sürekli öğrenerek kendimizi geliştirmeliyiz.
  5. İşimizi ve sürecimizi her zaman geliştirmek için bakmalıyız.
  6. Yaptığımız işte bizi ön plana çıkaracak projeler yapmalıyız.
  7. İşimiz ile ilgili sürekli geri bildirim almalıyız.
  8. Ben yaptım oldu yerine acaba daha iyi örnekler var mı? diye bakmalıyız.
  9. Fikir üretmekten ve geliştirmekten vazgeçmemeliyiz.
  10. Mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Her şeyi kafaya takıp demolorize olmamayı öğrenmeliyiz.
12 Şub
Takımınızın Öngörü Eksikliği mi Var?

İş hayatımızda veya özel hayatımızda öncelik sıralamasına alacağımız işlerimizi, planlarımızı yapabilmek ve doğru sonuçlar elde edebilmek için bir bakış açısıdır Öngörü. Kimi zamanda planlanan ve çok istenen bir durumun farklı sonuçları doğurabileceğini hesap ederek o işe baslamamak veya içerisindeki risk faktörlerini hesap ederek başlamaktır. Büyük Şirketler doğru öngörüler sayesinde karşılaşacakları krizleri önceden hesap ederek zarar görmeden krizden çıkabilirler. Bunun içinde şirketlerini ve yapabileceklerini hangi pazarda nasıl satış yapacağını doğru öngörererek ilerlerler.

Afrika’ya ayakkabı satmak için giden iki farklı satışcının gittikleri gün genel merkezi arayıp Birinin; “Efendim biz burda ayakkabı ve terlik satamayız. Çünkü kimse ayakkabı giymiyor.” demesi ile diğer satışcının heyecanla “Efendim burda biz çok ayakkabı ve terlik satarız çünkü burda kimse ayakkabı giymiyor” demesi. Her ikiside bir öngörüdür. O Ülkeye Satışcılarını gönderen Şirketin yaptığı doğru bir öngörüdür. Ancak görüldüğü gibi takımdaki öngören kişiler veya öngörü eksikliği bizi hedeflerimizden alikoyabilir.

Öngörülü olmak veya takımdaki öngörü eksikliğini gidermek için doğru planlama yetisi ve doğru analiz ve doğru sorularla yapılmış bir araştırma bize rehberlik edecektir. Şirketinizi veya takımınızı iyi tanımalı ekip üyelerinizi seçerken farkındalığı yüksek insanlar arasından seçmeli ve onlardan ne istediğinizi belirtmeniz yeterli olacaktır. Takımdaki kişilerin öngörülerini veya hayallerini anlattıklarında hiçbir fikri heba etmeden dinlemeli ve onları sürekli üretme ve geliştirme için motive etmelisiniz. İşlerini planlamaları için onlara fırsatlar vermeli bu tür gelişim ve maliyet azaltıcı faaliyetlerini desteklemelisiniz. Çalışanlar üretmemeye veya katkı sağlamamaya motivasyon eksikliğine girdikleri zaman başlıyorlar. Sürekli motive mi edeceğiz diyenleri duyar gibiyim. Tabiki Hayır!. İşe başlarken yapılan doğru bir oryantasyon bile o kişiyi motive olarak ise başlatır. Düşünün daha ilk işe geldiğinde öğlene kadar bekleyen bir kişiden motive olarak başlaması beklenemez.

Öngörülü takım için önemli olan bir diğer faktör de toplam kalite yönetiminin tüm şirket ve birimlerinde yaygınlaştırılmasıdır. Yani bireysel başarının yanında bu basarinin birim başarısı ve birim hedeflerine ne kadar hizmet ettiğinin ölçülmesi ve takım üyelerimizin kendilerini takım başarısı için  gelişim ve üretme kanallarını düşünmelerini sağlayacaktır. Bu da bize öncesini ve sonrasını düşünen takımlar verecektir.

Unutmayalım ki; Titaniği batıran buzdağının görünmeyen ve hesap edilmeyen görünmeyen kısmıdır.

12 Şub
Olumsuzlukları Pozitife Çevirin

Pozitif olmak size her zaman için enerji verir. Hayat hüzün ve mutluluklarla doludur. Hiçbir insan yoktur ki derdi olmasın. Etrafınızdaki insanlara bir bakın her birinin mutlaka bir derdi veya sorunu vardır. İşimiz yolundadır arkadaş sorunumuz olur. Arkadaşlarımızla sorunumuz yoktur işimizde sorun vardır ya da olacaktır. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki; Ne seviyede olursak olalım derdimiz veya dert ettiğimiz şeyler mutlaka olacaktır. Biz öncelikle bu ön kabulü bilerek bakmalıyız hayata. Öyle değerlendirmeliyiz mevcut durumu. Lisede arkamızdan yapılana verdiğimiz tepkiyle 35’inden veya 40’dan sonra aynı duruma verdiğimiz tepki genellikle aynı değildir. Pek tabi spesifik örnekler mutlaka vardır. Bizi biz yapan değerler ve olaylara yaklaşım biçimimiz yaşımız ilerledikçe ve hayat bizi olgunlaştırana dek devam edecektir. Öyleyse başımıza ne gelirse gelsin her zaman pozitif duruşumuzu bozmadan ve iç motivasyonumuzu yitirmeden devam etmeliyiz. Olaylardan etkilenmemek olarak düşünmeyelim. Her olayın bizde mutlaka etkileri olacaktır. Yapılan eleştirileri de aman deyip geçin anlamına da gelmesin bu cümlelerim. Ama biz iyi veya kötü bir durumla karşılaştığımızda bize yakışan bir duruş sergileyerek ve alınacak dersleri alıp önümüze bakmalıyız. Çevremize gülümseyerek devam etmeliyiz. Pozitif duruşumuzdan ödün vermeden önümüze çıkan zorluklarla mücadele ederek devam etmeli ve her zaman iyi niyetimizden vazgeçmemeliyiz.Her şeye rağmen artık dayanılmaz halde olursa da sağlığımız için artık o ortamdan çıkma vakti veya ilişkiyi bitirme vakti gelmiştir.

Yaşadığımız olumsuz olayları olumluya çevirmek için çaba harcamalı ve nedenlerini sorgulamalı ve gerekirse bununla yüzleşmeliyiz. Bazen sormak ve nedenlerini öğrenmek çözümü için bir adım olabilir. Bizim farkında olmadığımız bir tavır veya davranışımız veya da başka birinden duyulan bir bilgi sebebiyle bu tarz bir durumda kalmış olabiliriz. Bu nedenle karşı karşıya olduğumuz tutumla ilgili konuşarak geri bildirim alabiliriz. Ancak her durumda olumsuzluklarla yaşamak yerine bunu olumluya çevirmek adına çaba içerisinde olmalıyız. Her bir insanın farklı karakterde olduğunu unutmadan birbirimizi daha yakından tanıyarak nelere nasıl tepki verdiğimizi keşfederek hem kendimizi hemde ekibimizi yönetebiliriz. Yaşanan olumsuzluğu hiç uzatmadan tatlıya bağlamamız ve belirsizliği halletmemiz şart çünkü bildiğiniz gibi konu ne kadar geciktirilirse düzelmesi de o kadar zor olacaktır.

İnsanlara kötü duygular besleyerek veya sürekli olumsuzu olmazı düşünerek değil yaşattıklarını bir öğrenme olarak görmeli bizimde bu hayat yolunda olgunlaşma için bir aşamadan geçtiğimizi unutmamalıyız.

Gülümsemekten vazgeçmeyelim:)

Copyright © Turgay Çavdar 2017. Tüm hakları saklıdır.
Üreten: Turgay Çavdar